Ana Menü

Zaman Ne İçindir Karar Verin

Zaman alır." Bu ifade, hak ettiğinden çok fazla itibar görür. Bunu manevi gelişiminizde uygulamak için kesinlikle iki kez düşünün. Gerçek şu ki, zamanın manen kullanımı, o süre zarfında sevgi alıp vermek içindir. Bu deneyim için izin ve özgürlük beklemenize gerek yoktur.



Zamanı kullanmanın iki yolu vardır: Biri egonuz, diğeri ruhunuzdur. Egonuz zamanı gelecekte iyi şeyler vaat eden ama gerçekleşse bile, sizi asla tam anlamıyla tatmin etmeyecek şeyler yaratmak için kullanır. Bu da hep, gemileriniz limana yanaşmak üzereymiş gibi düşünmenizi sağlar. Önemli olan ise, insanda müthiş bir stres yaratan, zamanın akıp gittiği telaşıdır. Ego için zamanın sonu ölümdür.



Zamanın iyi kullanımı sizin manevi gelişiminize bağlıdır. Odak noktası şimdiki zamanın sonsuz armağanları üzerinde olmalı, sürekli endişelere, aralıksız strese ve korkulara yer verilmemeli, sadece sonsuz huzura uzanmalıdır.



Zamanı manevi gelişim çerçevesinde anlamak için yalnızca içinde bulunduğunuz anı ve her anının vermek için olduğunu görmek gerekir. Egonun kuralını bir kenara bırakıp, sevginin kurallarıyla yaşamaya başlayın: "Hayat sevmek içindir ve sevgi ölümsüzdür."



Ego, sizi zamanın kullanımına zincirlemek için acımasız bir araç kullanır: Suçluluk. Suçluluk sizi huzurdan uzak tutan başlıca engeldir. Ona inanmakla, kendinizi mahrum ettiğiniz şeylerin büyüklüğünü sakın küçümsemeyin.



Zamanı nasıl kullanmak istediğinizi seçmek işi size aittir. Dolayısıyla, iki seçeneği de net bir şekilde anlamanız çok önemlidir.



Bunlar:


Kendinizi ve başkalarını acı dolu geçmişte tutmak için suçluluğu mu seçmek istiyorsunuz?


Kendinizi ve başkalarını özgür kılmak için bağışlayıcılığı mı kullanmak istiyorsunuz?


Birini cezalandırmak için, "Seninle bir daha cehennemde kar yağarsa konuşurum," gibi cümleler söyleyerek zamanı kullanabilirsiniz. Veya zamanı bağışlamak için kullanarak, şöyle diyebilirsiniz: "Seni affettiğim an dünyanın en güzel günü olacaktır." Kullanış şekillerinden birincisi ikinizi de mahkûm eder; diğeri ise ikinizi de özgür kılar.



Ego çok aldatıcıdır. Hep korkmanızı sağlar ama korkunuzu sorgulamanıza izin vermez, çünkü eğer sorgularsanız sağlam bir dayanağı olmadığını görürsünüz. Bence bütün rahatsızlıkların ortak bir kaynağı var: Kim olduğumuzdan korkarız, çünkü derinlerde bir yerde suçluluk duyumuzun bize söylediği kişi olduğumuza inanırız. Kısacası, ego zamanı sadece devamlı suçluluk yaratan bir araç olarak kullanır. Bu çılgınca düşünüşün ötesinden bakın. Siz suçluluk duyunuzun söylediği kişi değilsiniz.



Aklınızın huzur isteyen kısmı güçlüdür. Suçluluğun yarattığı çılgınlığı anında bozabilir. Şimdiki zamanı, bütün yargılarınızdan arınmış bir dünyaya açılan bir kapı olarak düşünün. Bu kapıdan içeri adımınızı attığınız anda ışık huzmeleri her tarafı sonsuza değin aydınlatacaktır. Mutluluğun doğal olduğu bu yerde suçluluk olanaksızdır.



Artık zamanın sizin düşmanınız olmasına gerek yok. Suçlulukları biriktirmenin zaman aldığı doğrudur ancak, Tanrı' ya havale ettiğiniz anda onlardan kurtulursunuz. Bu bir anda sevgiyi bulmaktır.



İçinde bulunduğumuz zamanın huzurunu yakalamak,
yalnızca, suçluluk zincirleri ile kimseyi geçmişe bağlamamaya karar verdiğimiz zaman mümkündür.